“TRT’nin, hükümetin propaganda aracına dönüştüğü”- nün altı çizilen önergede şu görüşlere yer verildi: “Tek taraflı yayınlar yapıldığı, haber bültenlerinde muhalif kesimlere sansür uygulandığı, etkinliklerine yer verilmediği, belgelerle sabittir.”
CHP’den TRT için ‘yanlı yayın’ önergesi
CHP, sürekli kadrolaşma, ihale usulsüzlükleri ve programlardaki “eksen kaymalarıyla” gündeme gelen TRT için TBMM’ye araştırma önergesi verdi. Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre önergede, TRT ekranları ve radyolarının, 5 yıldır AKP dışındaki tüm siyasi kesimlere kapatıldığı ve kurumun güvenilirliğinin her geçen gün azaldığı belirtildi.
Propaganda aracı oldu
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ve 25 CHP’li milletvekilinin imzasıyla verilen araştırma önergesinde TRT ile ilgili çok sayıda skandal olaya ve habere yer verildi. Önergenin gerekçesinde, TRT’nin özerk ve tarafsız bir yayın kurumu olduğu anımsatıldı. Kurumun AKP iktidarıyla birlikte anayasa ve yasalarla belirlenen çerçeveden uzaklaştığına işaret edilen önergede, kurumun son dönemde “AKP hükümetinin propaganda aracına dönüştüğü” belirtildi. Hükümetin, Anayasa’ya ve yasalara aykırı olarak TRT ’ye doğrudan müdahale ettiği ifade edilen önergede, özetle şu görüşlere yer verildi:
Tek taraflı yayınlar
* TRT haber bültenlerinde ve programlarında toplumun farklı kesimlerinin taleplerinin yansıtılmadığı, tek taraflı yayınlar yapıldığı, özellikle haber bültenlerinde tüm muhalif kesimlere sansür uygulandığı belgelerle sabittir.
* TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Anayasa’ya ve yasalara aykırı bir şekilde çok sayıda kurumda yönetim kurulu üyeliği yapmaktadır.
Çalışanlara baskı
* TRT’de, kadrolaşmak için yasa ve yönetmelik değişikliği yapılmış, liyakatsiz kişiler göreve getirilmiş ve mevzuata aykırı atamalar yapılmıştır.
* TRT’nin üst yönetimine, yayıncılıkla hiçbir ilişkileri olmadığı halde eş-dost ve akrabalar atanmıştır.
* Çalışanlara baskı yapılmakta, TRT’de siyası düşünce, inanç ve sendika üyeliklerine göre ayrımcılık hüküm sürmektedir.
* Kurumun kadrolu personeli atıl hale getirilirken AKP hükümetinin destekçisi bazı yayın kurumlarından sözleşmeli personel olarak transfer edilenlere verilen yüksek ücretlerle, çalışma barışı bozulmuş ve ücret adaletsizliği yaratılmıştır.
* TRT’nin asli görevleri anayasa ve yasalara aykırı bir şekilde taşeron firmalara devredilmektedir.
Kurum zarara uğratılıyor
* Kamu İhale Kanunu’nun 3-g maddesi ve 22. maddesine doğrudan temin yöntemi ile alınan mal ve hizmetlerde Amasya merkezli şirketler tercih edilmektedir.
* İhalelere fesat karıştırıldığı ve ihalelerde kurumun zarara uğratıldığına ilişkin haberler basında geniş şekilde yer almıştır.
Hadi bakalım, kafasına göre takılan İbrahim Şahin bundan da yırtacak mı?
* Selcan Taşçı’nın yazısı
İbrahim Şahin, bakalım şimdi ne yapacaksın?
Sayın Şahin,
Cuma günü yayımlanan Medya Polemik’te kulağınıza kar suyunu kaçırmıştık. Acı haber, Anadolu Ajansı tarafından, tez olmasa da, üç gün rötarla cümle aleme duyuruldu. Böylece, CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk ile 25 CHP’li milletvekilinin imzasıyla, “AKP hükümetinin propaganda aracına dönüştüğü” iddia edilerek, başında bulunduğunuz TRT hakkında, TBMM Başkanlığı’na verilen araştırma önergesi, resmen doğrulanmış oldu.
‘TRT’nin anayasa ve yasalarla belirlenen çerçeveden uzaklaştığına’ atıfla hazırlanan 54 sayfalık önergede, haber bültenlerinde muhalefete sansür uygulandığı, kadrolaşmaya gidildiği, şahsınızın anayasaya ve yasalara aykırı davrandığı, kurum personeline baskı, siyasi düşünce, inanç, etnik köken ayrımcılığı uygulandığı, ihalelerde usulsüzlük yapıldığı gibi iddialar var. Şöyle de demek mümkün; yok yok!
‘Her canlı, eğer yanlış yaptıysa, bir gün hesabını verecektir’ kuralının kaçınılmazlığına şahit olacağız sayenizde...
DSP’li Süleyman Yağız’ın 10 soruluk önergesini, üç satırla geçiştirdiniz... Kurumun işleyişiyle ilgili çarpıklıklara, garipliklere dair sorular soran gazetecilerle adeta dalga geçtiniz. Velev ki haksız eleştiri var, akıl, mantık ve vicdana aykırı olmayan açıklamalarla bertaraf etmek yerine, “açarım davayı haa” üslubuyla geri püskürtmeyi denediniz...
Bakalım sizden daha “dokunulmaz” durumdaki Araştırma Komisyonu üyelerine de böyle yapabilecek misiniz? Bakalım onların karşısına geçtiğinizde de “yaptım oldu” diyebilecek, bize yaptığınız gibi, milletvekillerinin de aklıyla dalga geçebilecek misiniz? Bakalım ekranda sansür uyguladığınız muhalefet partilerinin hakkınızdaki hükümünü sansürlemeye de yetecek mi gücünüz? Bakalım yeni cukkalar için hazır ve nazır görev bekleyen yandaş gazeteciler bu işe ne diyecek? Gemiyi terk eden fareler gibi, ‘işin ucu bize uzanmadan’ deyip paçalarını kurtarmaya çalışanlar çıkacak mı? Sinan Çetin gördüğü ilk mikrofona yapışıp, “Hukuk işlesin, TRT’deki karanlıklar aydınlatılsın” diyecek mi?
Hem gazeteci hem de her ay TRT’ye istemeye istemeye finans sağlayan bir vatandaş olarak takipçisi olacağız. Siz hiiiç merak etmeyin... Araştırma Komisyonu’nun taşlı yollarında sizi hiç yalnız bırakmayacak, Türk halkının gerçekleri öğrenmesi için canımızı dişimize takarak çalışacağız...
Tarih : 09.03.2010 01:46:47