Anasayfa      Künye      Sitene Ekle      Açılış Sayfam Yap     Sık Kullanılanlara Ekle    Bugün Eklenen Haber Sayısı = 0    Dün Eklenen Haber Sayısı = 112
TV İzle    Radyo Dinle    Hava Durumu    Tüm Gazeteler
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!.. - - Son Dakika - 08.09.2010 23:04:55 - KitleCizgisi.com
Kategoriler
 
Haber Arama
 
Günün Sözü
 
Kitabın birinin sayfaları arasında
iki insan konuşuyor.
Şöyle diyor birinci adam:
-Kahramanları olmayan bir ülke
mutsuz olmaya mahkûmdur.
Diğer adam düşünceli düşünceli cevap veriyor: -Bence, kahramanlara ihtiyaç duyan bir ülke çok daha mutsuzdur.
 
 
Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 1.5033 1.5106
  Euro 1.9179 1.9272
 
Hava Durumu
 
Reklam Alanı
 
Reklam Alanı
 
 
 
 
DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!.. -

 DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN!.. -

8 Mart, bir bayram günü gibi kutlanabilir mi? Kadını erkeği ile bir ulusu ayakta tutabilecek ve mutlu edecek yegâne güç BAĞIMSIZLIKTIR.  

Karakter boyutu : 10 Punto 12 Punto 14 Punto 16 Punto
CUMHURİYETÇİ KADINLAR DERNEĞİ GENEL BAŞKANI ŞANAL SARUHAN'IN "DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ" DOLAŞISIYLA YAPTIĞIBASIN AÇIKLAMASINI YAYINLIYORUZ:
 
Bugün Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 100. yılını kutluyoruz. 1910 yılında Avrupa’da esen savaş rüzgârlarına dur demek ve oy hakkı mücadelesi için güç birliği yapmak amacı ile toplanmış olan Sosyalist Kadınlar Kongresi’nin aldığı kararla 8 Mart, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak ilan edildi. Bugün, 1857 yılı 8 Mart’ında, eşit işe eşit ücret ve 8 saatlik işgünü taleplerinin bedelini canları ile ödemiş olan Amerikalı dokuma işçilerinin ve 1908’de onurlu bir yaşam hakkını “ekmek ve gül” ile simgeleyen 15.000 kadının anısına adanıyordu.
Aradan geçen 100 yılın sonunda bugün, kadın haklarının neresindeyiz?
Dünya, haksız savaşların sona erdiği, barışın egemen olduğu bir ortama kavuşabildi mi? Kadınlarımız, oy hakkına, eşit işe, eşit ücrete, iyi çalışma koşullarına ulaşabildiler mi? Şiddet, toplumun ve kadınlarımızın üzerinden elini çekti mi?  Kadınlarımızın aydınlanması sağlanabildi mi?
 
VATANI OLMAYANIN HAKLARI DA YOKTUR.
 
Bütün bu sorulara olumlu yanıtlar veremiyoruz. Dünya hala egemenlerin dünyası olmaya devam ediyor. Emperyalizm, bütün açgözlülüğü ile mazlum ulusların topraklarına, insanlarına, doğal kaynaklarına göz dikiyor. Haksız savaşlar, kadını, erkeği, genci ve yaşlısı ile herkesi vuruyor. Vatanları ve ulusal onurları tehdit altında olan halklar, kişisel haklar mücadelesi vermeyi lüks görüyor. Onlar biliyorlar ki, vatanı olmayanın hakları da yoktur. 
 
EKONOMİK KRİZ KADINLARI EZİYOR:
 
8 Mart 2010’da ülkemiz kadınları için bugün durum nedir?
8 Mart, bir bayram günü gibi kutlanabilir mi? Kadını erkeği ile bir ulusu ayakta tutabilecek ve mutlu edecek yegâne güç BAĞIMSIZLIKTIR.
Bugün ülkemizin gerçekten bağımsız olduğundan söz edebilir miyiz?  Ne yazık ki ülkemiz, her bakımdan dünyanın gelişmiş emperyalist merkezlerine bağımlı haldedir.
Bu bağımlılığın bedelini dünya ekonomik krizinden ağır biçimde etkilenerek ödüyoruz. Özelleştirme adlı canavar, iştahla ekmeğimizi yok ediyor. Ulusal sanayimiz ölüyor. Fabrikalarımız kapanıyor. Direnmek isteyen fabrikalarda işçiler karın tokluğuna çalışmayı göze alıyor. Fabrikalarımız, iş yerlerimiz ya işi durduruyor ya da işçi çıkarıyor. Esnafımız kepenk kapatıyor. İşsizlik almış başını gidiyor. Her gün, televizyonlarda evine ekmek götüremeyen anne ve babaların feryatlarına tanık oluyoruz. Aile kurmuş, evini ocağını ayırmış çocuklarımız, yeniden eve dönüyor. Bu krizden, en fazla da ekonomik olarak en az korumalı olan kadınlar etkileniyorlar, İşsizlik ve yoksulluk kadınlaşıyor. Kadınlarımız, erzak girmeyen evlerde aş üretmeye ve yakacak alamayan evlerde ocak yakmaya çalışıyorlar. Fedakârlık onlardan bekleniyor. 
 
EĞİTİM, KADIN İÇİN LÜKS OLMAYA DEVAM EDİYOR:
 
8 yıllık zorunlu eğitim uygulamalarına karşın, kadın nüfusunun % 20’si okur-yazar olmaktan uzaktır. Gerici anlayışlar kız çocuklarının okula gitmesine engel olmaya çalışıyorlar. Onlar, çocuk yaşlarında evliliğe ya da çocuk işçiliğine zorlanıyorlar. Böylece bu çocuklar, aydınlanmanın olanakları yerine gericiliğin karanlık mahzenlerine itilmiş oluyorlar.
Siyasi iktidar, taşıdığı çağ dışı anlayışlar nedeniyle kız çocukların eğitimi konusunda yeterli çabayı göstermiyor. Aksine, kız çocuklarının eğitimini temel amaç edinmiş olan demokratik kitle örgütlerimiz haksız suçlamalarla etkisiz hale getirilmeye çalışılarak, bu alan bütünüyle tarikatların hizmet alanlarına sunuluyor.
 
 
KADIN SİYASETTEN UZAK TUTULUYOR:
      
 Kadınlar, hala siyasetin öznesi olamadılar. Evin mutfağı gibi siyasi partilerin mutfakları da kadın için sonuna kadar açıktır. Ancak, karar alma mekanizmalarında kadınlara hala yer yok... “Seçme ve Seçilme Hakkı”na 76 yıl önce kavuşmuş olan kadınlarımız, TBMM’nde  %9.1, yerelde ise ancak %1.1 oranında temsil edilebilmektedirler… Sistem, onlara bir vitrin malzemesi gibi davranmaya devam ediyor. Oysa kadınlar, yaşamın içinde parlak camların arkasında oturmuyorlar. Onlar, narin omuzlarıyla,  hayatın bütün yükünü taşımaya, ailenin ve toplumun ağır işçisi olmaya devam ediyorlar.
 
GERİCİLİK ŞİDDET ÜRETİR:
 
Kadınlarımız her türlü şiddetin mağdurudur.
İşsizlik, yoksulluk kendi başına birer şiddet türüdür. Ancak kadınlarımız, ayrıca erkek egemen toplumun fiziki ve psikolojik şiddeti ile de karşı karşıyadır. Kadın, en altta olmanın ceremesini erkek şiddeti ile de ödemektedir. Dayaktan, aşağılanmaya,  istismardan tecavüze, ensestten tacize kadar her türlü ağır saldırının hedefindedir…
Feodal anlayışların varlığı, onları namus ve töre cinayetlerinin kurbanı yapmaktadır.
Şiddetin önlenmesi için yasal planda elde edilen yeni kazanımlar da sorunu çözemiyor. Bu kazanımların, hükümet politikaları ile toplumsal yaşama yansıtılması ve içselleştirilmesi gerekiyor.
 
GERİCİ POLİTİKALAR, EŞİTLİK GETİREMEZ:
 
Bugün ülkemizde tırmanan işsizliğin, yoksulluğun, şiddetin ve sonuç olarak eşitsizliğin sorumlusu, iktidarda bulunanlardır. Gerici politikalar, toplumsal eşitliği ve kadın-erkek eşitliğini sağlayamaz. Bugün Anayasa’nın değiştirilemeyecek hükümlerini yürürlükten kaldırarak Cumhuriyet’le hesaplaşmak isteyenlerin, kadınların hukukunu koruması ve onlara eşit haklar getirmesi olanaksızdır.
Bugün ülkemizde kadının özgürleşmesi ve eşit haklara sahip olması sorunu, belli çevrelerce türban sorununa indirgenmiştir. Türban, dindar kadının özgürleşmesini değil, siyasal ve kamusal alanı, kendi benzerlerinin girebileceği bir iktidar alanı olarak elde etme ya da yaratma özgürlüğü isteyenlerce dayatılmaktadır. Bu istek, İslam’a ve ahlaka değil, gerici siyasete hizmet etmektedir. Türbanı, özgürleşmenin aracı gibi görenler; kadının, düşünce yaşamı, yaratıcılığı, üretkenliği ve birey olma mücadelesine değil, onun bedenine bakmaktadırlar. Kadını insan olarak değil, sadece cinsel bir meta olarak görenlerin kadın-erkek eşitliğini sağlamaları olanaksızdır.
 
 
TÜRKİYE CUMHURİYETİ KADINLARININ 8 MART’I, 1923 DEVRİMLERİDİR:
 
Kadınlarımız, dün vatanlarını savunmak için erkekleri ile omuz omuza çalıştılar. Kağnı başlarından, hastanelere, aşhanelere, daktilo başlarına, miting kürsülerine, savaş siperlerine her yerde en önde koştular. Ülkenin bağımsızlığında harç oldular. Vatanlarını savunmak nasıl görevleri ise devrim yasalarını inşa etmek de öyle görevleriydi. Saltanatın kaldırılmasından, Hilafetin Kaldırılması Yasası’na, Kılık Kıyafet Yasası’ndan, Tevhid-i Tedrisat Yasası ve Medeni Yasa’ya kadar hep kendi özgürleşme iradelerini ortaya koydular. Kadın, yurttaş olma hakkını, kendi emeği ile kazandı. Devrim onlara yol aldırdı. 
Bugün bu yolu yeniden tıkamak isteyenlere karşı düne kadar Ankara meydanında direnen Tekel işçisi kadınlar, yeniden yaşamlarını ortaya koyarak ekmekleri için direndiler. Bu direnç, yurttaş olma hakkı ile beslenmiş ve Cumhuriyet’le güçlendirilmiş bir inancın sonucuydu. 100. yılında dünya emekçi kadın mücadelesine, Tekel işçisi kadınlarımız yeni ve aydınlık bir sayfa eklediler.
 KADINLARIMIZIN AYDINLANMASI,
ONLARI VAR EDEN CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMAKLA OLANAKLIDIR:
 T.C. yurttaşları olarak, kadın ve erkek yurttaşlar olarak, tümümüzü var eden Cumhuriyet Devrimleri’dir. Ne var ki bugün, Cumhuriyet’e sahip çıkmak dahi suç sayılmış, bağımsızlık, laiklik, özgürlük ve eşitlik talepleri ile gerçekleştirilen Cumhuriyet Mitingleri dahi terör eylemleri olarak nitelenmiştir.
Cumhuriyet ilkelerini savunan çok sayıda aydın gözaltına alınmış, sorgulanmış ve adli takibata konu edilmiştir… Bu tablo, kadınlarımızı Cumhuriyet Devrimleri’ni savunmaktan vazgeçirmeyecektir. Çünkü böyle bir vazgeçiş, vatandan ve kendimizden vazgeçmek anlamına gelir… Nitekim Tekel işçileri ekmeklerinin hakkı için mücadele ederken, “Tekel vatandır. Vatan Satılmaz.” şiarıyla hareket ettiler. Bu mücadelenin ulusal ve uluslar arası alanda elde ettiği destek, tüm emekçilerin bağımsız bir ülkede ve kendi özgür vatanlarında ancak haklarını tam olarak alabilecekleri inancının ürünüdür. Kadınlar da, ancak böyle bir vatanda özgürleşebilecekleri ve eşit haklara sahip olacakları inancındadırlar. Bu inancın verdiği onurla 8 Mart’ın 100. yılını kutluyoruz.
 Cumhuriyet Kadınları Derneği
Genel Başkanı
Şenal Sarıhan
 


 Tarih : 09.03.2010 20:37:39
  Editör :  Site Yöneticisi

478 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorumla Tavsiye
 
1 2 3 4 5   Puan Yok  
 Kaynak :  KitleCizgisi.com

 Kategori ¬ Son Dakika

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 
Bu Kategorideki Tüm Haberler

"12 Eylüller uğursuzdur"

 07.09.2010 22:48:09

Baykal: Evet çıkarsa Türkiye bölünür

Baykal: Evet çıkarsa Türkiye bölünür

 07.09.2010 22:40:22

CHP'li kadınlara çifte saldırı

CHP'li kadınlara çifte saldırı

 07.09.2010 22:18:56

Aydın Valisi yine Coş'tu

Aydın Valisi yine Coş'tu

 07.09.2010 21:36:19

ÖSYM'den YGS açıklaması

ÖSYM'den YGS açıklaması

 07.09.2010 21:21:41

CHP'de afiş kavgası istifa getirdi

CHP'de afiş kavgası istifa getirdi

 06.09.2010 17:28:43

'Gerçek anlamda bir yargı reformuna ihtiyaç var'

'Gerçek anlamda bir yargı reformuna ihtiyaç var'

 06.09.2010 17:15:11

'Referandum Türkiye'nin İsrail politikasını belirleyecek'

'Referandum Türkiye'nin İsrail politikasını belirleyecek'

 06.09.2010 17:05:05

 Hakkari'de karakola taciz ateşi

Hakkari'de karakola taciz ateşi

 06.09.2010 16:57:54

'Size insan Kemal'in yüreğindeki serinliği getirdim'

'Size insan Kemal'in yüreğindeki serinliği getirdim'

 06.09.2010 16:51:46

. İlk Sayfa . >>> Sonraki Sayfa >>> . Son Sayfa .
10  11  12  13  14  15  16  17  18  19  20  21  22  23  24  25  26  27  28  29  30  31  32  33  34  35  36  37  38  39  40  41  42  43  44  45  46  47  48  49  50  51  52  53  54  55  56  57  58  59  60  61  62  63  64  65  66  67  68  69  70  71  72  73  74  75  76  77  78  79  80  81  82  83  84  85  86  87  88  89  90  91  92  93  94  95  96  97  98  99  100  101  102  103  104  105  106  107  108  109  110  111  112  113  114  115  116  117  118  119  120  121  122  123  124  125  126  127 
 
Yazarlarımız

Duygu Tekden

Duygu Tekden
DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR?..

Kerim Utkun

Kerim Utkun
BAŞKALARINA AİT İDEALLERLE GERDEĞE GİRMEK…

Galip Salcı

Galip Salcı
ANAYASA, HUKUKUN ÖZÜ ve ESASIDIR…

cengiz özden

cengiz özden
30 AĞUSTOS’TA YENİLEN DÜŞMAN KİMDİ?

Selma Soyak

Selma Soyak
BAĞIMSIZ YARGIYI KORUYABİLMEK…

Faruk Haksal

Faruk Haksal
AKBÜK’DE ANLAMLI BİR GECE…

Filiz Kibritçi

Filiz Kibritçi
MESELE BASİT, VAHİM ve ÖNEMLİDİR…

Selami Kareli

Selami Kareli
12 EYLÜL’DE TÜRKİYE ROTASINI ÇİZECEKTİR…

Songül Dikbilek

Songül Dikbilek
ÇÜNKÜ ARINAMAZSAK, ÇÜNKÜ ÇOĞALAMAZSAK, ÇÜNKÜ BİRLEŞEMEZSEK…

Zeynep Işık

Zeynep Işık
IRAK, İRAN ve 12 EYLÜL…

Ergun Çınar

Ergun Çınar
HARDALIN ACILIĞI…

oktay erol

oktay erol
1 MAYIS
 
Gazete Manşetleri
Tüm Gazeteler
 
 
 
 
 
 
 
 
Puanlanan Haberler Son Yorumlar
 
 
Dünden Kalan Haberler
Dünkü Tüm Haberler
Reklam Alanı
1

Son Dakika | Seçme Yazılar | Siyaset | Spor | Ekonomi | Edebiyat | Öykü/şiir/deneme | Felsefe | Önemli Belgeler | Atatürkün Başyazıları | Hukuk | Yaşam | Seçme Kitaplar |

Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Site ekle